AnasayfaFirma Rehberi Hal RehberiSeri ilan Foto Galeri Web TV RssYazarlarE-GazeteWebmailİletişim 20 Kasim 2017 Pazartesi 13:20
İL BİLGİLER RESMİ KURUMLARBELEDİYEMAHALLELEREĞİTİM SAĞLIKHAL FİYATIESNAFLARIMIZ
ANTALYA HAVA DURUMU
ANTALYA
TARİHÇİ GÖZÜYLE ANTALYA

Antalya, dünya kentleri arasında şanslı olanlardan biridir. Öyle bir kent düşünün ki, tarihi eserleri ile geçmişten bugüne ışık tutan köklü bir kültürel mirasın sahibi; aradan geçen yüzlerce yılarağmen yaşını hiçbir zaman göstermeyen, sürekli yenilenerek genç kalmayı başarabilmiş olsun. Anadolu’da insanlığa dair ilk bilgilerin elde edildiği Paleolitik Çağ’a ait Karain ve Beldibi Mağaraları, Anadolu uygarlıklarından günümüze ulaşmış kalıntılar, Roma Dönemi’nden Hadrianus Kapısı gibi eşsiz eserler, Türkiye Selçuklu Devleti’nden miras kalan Yivli Minare, kale, köprü, medrese gibi pek çok yapıt, yine Osmanlı Devleti’nden bugüne ulaşan benzersiz mekanlar, Antalya’nın tarihi güzelliklerine birer örnek teşkil ediyor.

Aynı şekilde düşünmeye devam edin, sürekli dinç kalabilen kentin yemyeşil görüntüsü uzak mesafelere doğru meltem esintisinde sürekli dalgalanıyor. Uçsuz bucaksız ormanları her daim içinde yaşayanları gençleştiriyor.

Muhteşem doğasının stresten arındıran büyüsü, günümüz insanının aradığı en önemli özellik. Bu, dünyada pek az kentin sahip olabildiği bir ayrıcalıktır. Antalya, kendisini farklı kılan bu özelliğe tüm zamanlarda sahip olmuş bir kenttir.

Gözler, güneşin doyumsuz hale getirdiği kentin masmavi manzarasını seyretmekten hiç vazgeçemiyor. Antalya’yı görenler, kentte yaşayan halka adeta imreniyor ve kısa sürede olsa bu nadide şehirde yaşamanın mutluluğunu paylaşmak istiyorlar.

Bergama Kralı II.Attalos (MÖ.159-138), bu topraklara ayak bastığında doğanın doyumsuz güzelliğine hayran kalmış, derhal burada bir şehir ve deniz üssü kurulmasını emretmiştir. Zaman içinde gelişen kentin güzelliğine, stratejik önemi de eklenir ve bu önem gittikçe artar. Öyle ki, Akdeniz’de güç sahibi olmayı arzulayan, Kıbrıs’a, Mısır’a veya Doğu Akdeniz kıyılarına uzanmak isteyen, ticarette etkin olmayı düşünen her gücün, mutlaka elde etmesi gereken mühim bir nokta olur. Üstelik, Türkiye Selçuklu Devleti gibi Anadolu’ya damgasını vuran bir devletin kışlık merkezi olarak seçilir. Osmanlı Devleti zamanında da önemini koruyan şehirlerden birisidir Antalya.

Tarih boyunca dünyanın bu güzel beldesine göz dikenler hiç eksik olmamıştır. Bu eşsiz güzelliğe göz dikenlerden biri de İtalya’dır. Yüzlerce yıldır bu güzel beldenin sahibi olan Antalyalılar, 28 Mart 1919’da şehirleri İtalya tarafından işgale uğradığında, istiklalini ve vatanını savunmak için İtilaf Devletlerine karşı birçok protesto telgrafları çekerek, kurtuluş mücadelesine katılmıştır. Bu uğurda Antalya Müdafaa-i Heyet-i Milliye Cemiyeti’ni kuran halk, sadece Antalya’nın korunması için değil, tüm işgalci devletlere karşı Anadolu’nun bütünlüğünü sağlamak maksadıyla çok büyük gayretler sarf etmiş, yaşanan bağımsızlık mücadelesinde sağladığı lojistik destek ve fiili katılım ile

etkin vazifelerini fazlasıyla yerine getirmiştir. 5 Temmuz 1921’de İtalyanların Antalya’dan tamamıyla sökülüp atılması neticesinde vatanın bütünlüğü içerisinde Antalya’nın da yerini alması sağlanmıştır.

Antalya’ya ilk kez 6 Mart 1930 tarihinde gelip, burada 6 gün kalan, yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin önderi Mustafa Kemal Paşa şöyle diyor: “Hiç şüphesiz, Antalya dünyanın en güzel yeridir”. Atatürk çok doğru bir tespitte bulunmuş; günümüzde dünyanın çeşitli ülkelerinden milyonlarca insanın bu güzel şehri görmek için gelmesi, Antalya’nın Türkiye’nin turistik başkenti ve dünyaya açılan kapısı olarak anılması, ulu önderin haklılığını doğrulamıştır.

Bugün gelinen nokta odur ki, başlangıçta da belirttiğimiz üzere, sahip olduğu tarihi geçmişi, eşsiz doğa güzellikleri, güneşi ve denizi ile Antalya gerçekten dünyanın en güzel kentlerinden biridir. Bu güzelliğini, gerçekleştirdiği sanayi ve ziraat alanlarındaki başarılarla, ürettiği bilgi ve yetiştirdiği nitelikli insan sayesinde yükselttiği kültürel seviyesi ile de taçlandırmıştır. Gerek güzelliklerini gerekse tacını korumayı kendisine hedef tutmuş olan Antalya, bu amaçlarından hiçbir zaman feragat etmemeyi de ilke edinmiştir.

Elinizdeki kitap, işte tüm bu değerleri sizlere yansıtan bir ayna olacaktır. Antalya’nın en eski çağlarından bu yana geçirdiği evrimi, konunun uzmanları tarafından kaleme alınan bölümlerle sizlere aktarmaya ve ışık tutmaya çalışacaktır. Böylesi güzel bir projeyi hayata geçirmek amacıyla çalışan, emek veren ve katkı sağlayan tüm kurum ve kuruluşlara, yazarlara ve katılımcılara sonsuz teşekkürü bir borç bilir, saygılarımı sunarım.

Prof. Dr. İsrafil KURTCEPHE

Akdeniz Üniversitesi Rektörü


 
1571 Kere Okundu
KOZA DAVETİYE ANTALYA ŞUBESİ
DETAY
KAYGISIZ REKLAM - MATBAA
DETAY
ALKAYA EMLAK
DETAY
2010 - 2013 © batiakdeniz.com Tüm Hakları Saklıdır. Hiç bir bilgi ve resim kaynak gösterilmeden kopyalanamaz. yazılım : webustasi.com